Helikopterden atıldıktan sonra linç edilerek katledilen Servet Turgut’un ölümüne dair ATK raporu 6 yıl sonra ortaya çıktı. İşkencenin boyutunun gözler önüne serildiği raporda, Turgut’un vücudunda neredeyse kırılmadık kemiğin bırakılmadığı kaydedildi.
Wan’ın Şax (Çatak) ilçesinde 2 köylünün operasyona çıkan askerler tarafından helikopterden atılmasının üzerinden 6 yıl geçti. Bölgede saldırı başlatan askerler, 11 Eylül 2020 tarihinde 7 çocuk babası Servet Turgut (55) ile 8 çocuk babası Osman Şiban’ı (50) gözaltına alındı. Olaydan 2 gün sonra Turgut ve Şiban’ın Van Bölge ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde oldukları öğrenildi. Helikopterden atıldıkları ortaya çıkan köylülerden Turgut, 30 Eylül 2020’de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Osman Şiban ise uzun bir süre tedavi gördü. Olaydan sonra Şiban ile olayı haberleştiren gazeteciler hakkında dava açıldı. Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Nisan 2023’te “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Şiban’a 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Avukatlar bunun üzerine istinaf başvurusunda bulundu. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, başvuruyu reddederek, yerel mahkemenin gerekçeli kararı üzerinden cezayı onadı.
Olayın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen soruşturma dosyasındaki “gizlilik” kararı kaldırılmadı. Avukatların “gizlilik” kararına karşı yaptıkları başvurulardan ise bir sonuç elde edilemedi.
SERVET TURGUT’UN VÜCUDUNDA SAĞLAM KEMİK KALMAMIŞ
Olayın üzerinden 6 yıl geçtikten sonra Mezopotamya Ajans’ı (MA) bu kez ATK’nin Servet Turgut hakkında hazırladığı rapora ulaştı. Rapora “Servet Turgut’un helikopterden indirildikten sonra yaralanması üzerine” şeklinde not düşülmesi dikkatlerden kaçmazken, yaşanan işkence ise rapora yansıdı. Turgut’un darp sonucu hastaneye getirildiğinde bilinci tamamen kapalı ve durumu çok kritik olduğu, nefes alması durduğu için boğazından nefes borusuna tüp takılarak entübe edildiği, kalp masajı ve yapay solunumla hayata döndürüldüğü ifadelerine yer verilen raporda baş derisinde, yüzünde ve göz çevresinde çok şiddetli darbeye bağlı yaygın kan toplanması, üst çene kemiklerinde kırıklar, beyin zarları arasında ve beyin yüzeyinde ciddi kanamalar ile beyinde şişme (ödem) oluştuğu ifade edildi.
11 KABURGASI KIRIK VE YERİNDEN ÇIKMIŞ
Göğüs kafesinin sağ tarafında 7, sol tarafında ise 4 tane olmak üzere toplam 11 kaburga kemiğinde yerinden oynama ve kırıklar tespit edildiği belirtilen raporda, bu kırıklara bağlı olarak sol akciğer ve her iki akciğer boşluğunda kan toplanması, akciğerlerde darbe ezilmeleri, sağ böbrek üstü bezinde darbe kaynaklı kanama ve böbreklerde hasar oluştuğu ifade edildi.
İŞKENCENİN BOYUTU
Raporun sonuç bölümünde vücudundaki çoklu kemik kırıkları (kaburgalar ve bel omurları), boyun kemiklerindeki kayma, ağır beyin kanaması ve buna bağlı gelişen organ yetmezlikleri nedeniyle Servet Turgut’un 19 gün boyunca tamamen ilaçlar ve makineler yardımıyla yaşatılabildiği, ancak vücudun bitap düşmesi ve kalbinin iflas etmesiyle hayatını kaydedildiğine yer verildi.
Adli Tıp Kurumu; Turgut’un ölümünün kafa, yüz ve kafatası kemiklerindeki kırıklar, göğüs kafesindeki çok sayıda kaburga kırığı, beyin kanaması, akciğer sönmesi ve ayak parmaklarında soğuğa bağlı gelişen doku ölümleri ile bunların yol açtığı organ yetmezlikleri sonucu meydana geldiğine karar verdi.
ADALET BAKANLIĞINA ÇAĞRI
Davanın avukatı Hamit Koçak, “Kamuoyunda ‘Helikopterden atılma olayı’ olarak hafızalarda yer alan Osman Şiban ve Servet Turgut dosyasında soruşturma devam etmektedir. Ancak dosyada halen gizlilik/kısıtlılık kararı var. Biz mağdur vekili olarak etkin bir soruşturmanın yapılmadığı, müvekkillerimizin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini düşünmekteyiz. Soruşturmanın ilerleyeceğine ve faillerin tespit edileceğine dair inancımız yoktur. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın bu dosyayı da gündemine alması gerekiyor” diye konuştu.
‘BU NASIL BİR İŞKENCEDİR?’
Servet Turgut’un kardeşi Naif Turgut ise “Bunlar iki köylüydü. Operasyon olduğunda tarladaydılar. Helikoptere bindirilip getirdiler ve üç gün boyunca bizim haberimiz olmadı. Abim günlerce yoğun bakımda kaldı ve hayatını kaybetti. Kimse bize o dönem bilgi vermedi. O insanlara zulüm ve işkence yapıldı. O işkence altında görmemize bile izin vermediler. Doktorlar bize, tüm vücut kemiklerinin kırıldığını söylediler. Bu bir vahşet dosyasıdır. Helikopterden attılar, bağırsakları patladı, kemikleri kırıldı. Bu nasıl bir işkencedir? Bu işkenceyi yapanlar yargılanmalıdır. Buradan Adalet Bakanına sesleniyorum; bu dosyayı da gündemlerine almalarını istiyorum. Sorumlular kimse ortaya çıkmalı, o insan işkence ile katledildi” dedi.
HELİKOPTERDEN ATILDIKTAN SONRA LİNÇ
Soruşturma sürecinde askerlerin ifadeleri ortaya çıktı. MA’nın ulaştığı ifadelerde, olaya dair heyet kurulduğu ve üst düzey askeri bir yetkili tarafından operasyona çıkan 40 askerin ifadelerine başvurulduğu ortaya çıktı. Askerlerin ifadeleri, Şiban ve Turgut’un helikoptere sağlam bindirildikleri, helikopter piste inmeden yüzlerce askerin ortasına atılıp linç edildiklerini doğruladı.
