Yüksekova’da evine yapılan baskında katledilen Necmettin Fendik’in ölümüne dair özel harekat polisi A.F.K.’ye verilen cezayı “olaya dair eksik araştırma yapıldığını ve yetersiz gerekçelerle karar verdiğini” belirterek bozulmasına karar verdi.
Colemêrg’in (Hakkari’nin) Gever (Yüksekova) ilçesinde 18 Temmuz 2017 tarihinde evine yapılan baskında katledilen Necmettin Fendik’in ölümüne dair özel harekat polisi A.F.K.’ye Yüksekova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası istinaf mahkemesi tarafından bozuldu. Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, dosyada olay yeri inceleme, bilirkişi raporu, aile, tanık ve sanıkların ifadelerindeki çelişkiler, olayın oluş şekli, silahın nasıl patladığına dair kanıtların ortaya koyulmadığına dikkat çekti.
İFADELER ÇELİŞKİLİ
Fendik’in vurulma şeklinin sanık ve operasyonda bulunan tanıklar tarafından farklı, yakınları tarafından farklı anlatıldığına dikkat çekilen kararda, “Sanığın hukuki durumunun değerlendirilebilmesi için; maktulün ölümüne neden olan ateşli silah yaralanmasının olay anında sanığın yere düşmesi sonucu silahının ateş alması nedeniyle mi yoksa katılanların anlattığı gibi maktulün kapıyı anahtar ile açmak istediği sırada eğildiği esnada kırılan kapı camından ateş edilmesi sonucu mu olduğunun tespitinin gerektiği” ifade edildi.
RAPORLAR EKSİK VE ALINMAMIŞ
Eylemin oluş şeklinin tespiti açısından refakate en az iki Jandarma olay yeri inceleme uzmanı olan bilirkişi bulundurulmak suretiyle olay mahallinde keşif yapılmasına karar veren mahkeme, “Olay yeri inceleme raporları ile taraf ve tanık beyanları, maktuldeki yaralanmanın yerleri (giriş ve çıkış delikleri) de gözetilmek sureti ile mermi giriş deliği açılarının tespit edilerek maktulün nasıl vurulduğu yönünde rapor alınması sonrası neticesine göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ve buna bağlı yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuştur” denildi.
OLAYA DAİR EKSİK ARAŞTIRMA VE RAPOR HAZIRLANDI
Eylemin oluş şeklinin tespiti açısından; sanığın yere düşmesi sonucunda silahın basınç uygulanmadan patlayıp patlamayacağı, tetiğe basmadan silahın patlamasının mümkün olup olmadığının da araştırılmasını isteyen mahkeme, “Sanığın kullandığı silahın ne kadar bir basınç kuvveti uygulanarak patlayacağı, yönünde Jandarma Kriminal Labaratuvar Müdürlüğünden balistik inceleme raporu aldırılarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve buna bağlı gerekçe ile hüküm kurulmuş, maktulün alınan parmak izleri ile maktulün elinde olduğu iddia edilen silah, silahın içinde olduğu poşet ve bıçağın üzerinden parmak izi araştırması yapılması ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve buna bağlı gerekçe ile hüküm kurulmak suretiyle hükmün bozulmasına” karar verildi.
‘CEZASIZLIK POLİTİKASINA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ’
Kararı değerlendiren Avukat Erhan Çiftçiler, “İstinaf yerel mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, sanık polisin ifadesi ile kurşunun izlediği yol ile aile bireylerinin anlatımlarının aynı doğrultuda olmadığı, ölüm şeklinin tam olarak ortaya koyulabilmesi amacıyla yerel mahkemenin eksik inceleme ile sanık ve operasyona katılan polislerin beyanına itibar edilmesinin yerinde olmadığı, yine yeniden delillerin değerlendirilmesi ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirtmiştir. Dosyanın takipçisi olmakla cezasızlık politikasına karşı hakikatin ortaya çıkması konusunda ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.
OLAYA VE DAVAYA DAİR
Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Güngör Mahallesi’nde 16 Temmuz 2017 tarihinde polisler Necmettin Fendik’in evine “ihbar” üzerine baskın düzenledi. Fendik, baskın sırasında polisin açtığı ateş sonucu ağır yaralandı. Saatlerce yaralı halde bekletilen Fendik, hastaneye götürüldüğü sırada hayatını kaybetti. 9 çocuğu ve eşinin gözleri önünde vurgulan Fendik’in katledilmesine dair sadece bir polis hakkında “Taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan dava açıldı.
Polis, A.F.K., sürekli Fendik’in elinde silah olduğunu savundu. Ancak olaya dair emniyetin gönderdiği yazıda herhangi bir silaha rastlanmadığı vurgulandı. Polis, “Kalkancıyım ben. Baskın esnasında kapıyı koçbaşıyla kırarken arkamdaki polislere bir şey olmasın diye kapıya yapıştım. Düştüğüm anda maktulün elinde silah olduğunu gördüm. Düşmemle birlikte silahım ateşlendi ve vuruldu. İlk müdahaleyi biz yaptık. Sonra hastanede öldü. Benim şuana kadar 30’a yakın arkadaşım şehit olmuştur. İçeride bomba, silah ne olduğu önemli değil. İçeriye girer, verilen emri yerine getiririz” sözleriyle kendini savundu.
Yargılama süreci devam ederken, olay günü evdeki yorganların arasında 40 bin TL’nin çalındığı ortaya çıktı. Fendik’in eşi Kudret Fendik’i çağıran savcılık, önce 7 bin, ardından ise 15 bin ve son olarak 20 bin TL para teklifinde bulundu.
Fendik ailesinin avukatları, duruşmalarda sık sık polisin tutuklanması yönünde talepte bulundu. Ancak bu talep her zaman reddedildi. Fendik’in ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, emniyetin ihbar mesajını teyit etmeden hareket ettiği, Fendik’in elinde silah bulunmadığı, “hazurun” olarak gösterilen tanığın aramaya katılmadığı ve etkin bir soruşturma yapılmadığı kaydedildi.
Avukatlar ve Fendik ailesinin tüm taleplerini reddeden mahkeme, davanın 21’inci duruşmasında karar verdi. 29 Kasım 2024 tarihli duruşmada sanık polise 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Ayrıca Hükmün Açıklamasının Geriye Bırakılmasına (HAGB) karar verildi.
