Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırının hava koşulları nedeniyle dört gün ertelendiğini söyledi. Trump, Nicolas Maduro ve eşinin Caracas’ta yakalanarak New York’a götürüldüğünü iddia etti.
Donald Trump, Venezuela’ya yönelik saldırının hava koşulları nedeniyle dört gün ertelendiğini söyledi. Trump, Nicolas Maduro ve eşinin Caracas’ta yakalanarak New York’a götürüldüğünü iddia etti.
Donald Trump, Venezuela’ya yönelik askeri saldırının hava koşulları nedeniyle dört gün ertelendiğini açıkladı. ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in kaçırılmasına ilişkin detayları, ABD merkezli Fox News kanalına verdiği röportajda anlattı.
Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gerçekleştirildiği öne sürülen operasyona ilişkin olarak, saldırının aslında günler öncesinden planlandığını ancak hava şartlarının uygun olmaması nedeniyle ertelendiğini söyledi. “Dört gün bekledik. Bunu dört gün önce, üç gün önce, iki gün önce yapacaktık, sonra birdenbire hava açıldı ve biz de ‘başlayalım’ dedik” diyen Trump, operasyonun planlı ve bilinçli bir şekilde yürütüldüğünü iddia etti.
“Maduro teslim olmalıydı”
Trump, açıklamasında bir hafta önce Maduro ile telefon görüşmesi yaptığını da ileri sürdü. Bu görüşmede Maduro’ya açık bir mesaj verdiğini söyleyen Trump, “Vazgeçmelisin, teslim olmalısın” dediğini aktardı. Trump’ın bu sözleri, ABD’nin Venezuela yönetimine yönelik baskı politikasının askeri boyutlara ulaştığını açıkça ortaya koydu.
Operasyonun ayrıntılarına ilişkin de çarpıcı ifadeler kullanan Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “kaleye benzeyen” bir evde yakalandığını ve deniz yoluyla ABD’ye götürüldüğünü iddia etti. Trump, “Bizim tarafımızda birkaç yaralı var ama ölen yok. Venezuela’nın tekrar kötüye gitmemesini sağlamak istiyoruz” dedi.
Donalt Trump, Maduro ve eşinin New York’a götürüldüğünü öne sürerek, “Bir gemide bulunuyorlar. Helikopterler gelip onları New York’a götürecek. Umarım helikopteri severler” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, uluslararası hukuk açısından da ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.
Petrol vurgusu dikkat çekti
Trump’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise Venezuela’nın petrol kaynaklarına ilişkin sözleri oldu. Trump, ABD’nin Venezuela’nın petrol endüstrisinde “güçlü bir şekilde yer alacağını” belirterek, operasyonun yalnızca siyasi değil, ekonomik boyutları olduğuna da işaret etti.
Uzmanlara göre bu açıklama, Washington yönetiminin Venezuela politikasının merkezinde enerji kaynaklarının bulunduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olmasına rağmen yıllardır ağır ekonomik kriz, yaptırımlar ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor.
Uluslararası hukuk ve egemenlik tartışması
Trump’ın dile getirdiği iddialar, uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. Bir ülkenin devlet başkanının başka bir ülkenin askeri operasyonuyla kaçırılması ve zorla başka bir ülkeye götürülmesi, egemenlik ihlali ve uluslararası suç kapsamında değerlendiriliyor.
Hukukçular, böyle bir operasyonun Birleşmiş Milletler Şartı’na ve uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu belirtiyor. ABD yönetiminden ise iddialara ilişkin henüz resmi ve ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil.
Ne olmuştu?
Venezuela, uzun süredir ABD ile ciddi bir siyasi ve ekonomik gerilim içinde bulunuyor. Washington yönetimi, Maduro hükümetini “meşru olmayan” bir yönetim olarak tanımlarken, Caracas ise ABD’yi ülkenin iç işlerine müdahale etmekle suçluyor. ABD’nin Venezuela’ya uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlar, ülkedeki krizin derinleşmesine yol açtı.
Son yıllarda Venezuela’da yaşanan ekonomik çöküş, hiperenflasyon, gıda ve ilaç kıtlığı milyonlarca insanı etkilerken, yüz binlerce kişi ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. ABD, bu krizin sorumlusu olarak Maduro yönetimini gösterirken, Venezuela yönetimi ise krizin temel nedeninin ABD yaptırımları olduğunu savunuyor.
Trump’ın başkanlığı döneminde Venezuela’ya yönelik askeri müdahale seçeneklerinin masada olduğu sık sık gündeme gelmişti. Ancak bugüne kadar bu tür iddialar resmi olarak doğrulanmamıştı. Trump’ın Fox News’te dile getirdiği sözler, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Analiz: Bölgesel ve küresel etkiler
Uzmanlar, Trump’ın açıklamalarının yalnızca Venezuela’yı değil, tüm Latin Amerika’yı etkileyecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. ABD’nin açık bir askeri müdahaleyi kabul etmesi, bölgedeki anti-Amerikan duyguları güçlendirebilir ve yeni diplomatik krizlere yol açabilir.
Ayrıca bu tür bir operasyonun, ABD’nin küresel imajına zarar vereceği ve uluslararası arenada hukukun üstünlüğü tartışmalarını derinleştireceği belirtiliyor. Trump’ın sözleri, aynı zamanda enerji kaynakları, askeri güç ve siyasi baskının iç içe geçtiği yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor.
Trump’ın iddialarına ilişkin Venezuela yönetiminden ve uluslararası kurumlardan gelecek açıklamalar, önümüzdeki günlerde sürecin seyrini belirleyecek.
Donald Trump, Venezuela, Nicolas Maduro, ABD Venezuela gerilimi, Caracas, Fox News, ABD dış politikası, Latin Amerika










