İç Güvenlik Güçleri, Suriye Geçiş Hükümeti\'ne bağlı güçlerin, Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallerine saldırılarda kaçırdıkları gençleri canlı kalkan olarak kullandığını belirtti.
İç Güvenlik Güçleri, Suriye Geçiş Hükümeti\’ne bağlı güçlerin, Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallerine saldırılarda kaçırdıkları gençleri canlı kalkan olarak kullandığını belirtti.
Suriye\’nin Halep kentine bağlı Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik Geçiş Hükümeti\’nin saldırıları sürüyor. İç Güvenlik Güçleri Basın Merkezi saldırılara ilişkin açıklamada bulundu. Şam hükümetine bağlı güçlerin kaçırdıkları gençleri canlı kalkan olarak kullandığı vurgulanan açıklamada, “Şam hükümetine bağlı gruplar, organize ve açık bir suç kapsamında Şêx Meqsûd Mahallesi’ne boğucu bir kuşatma uygulamakta; yoğun topçu atışları gerçekleştirmekte, yerleşim alanlarını tanklarla çevrelemekte ve kapsamlı bir işgal tehdidinde bulunmaktadır” denildi.
‘İNSANİ DEĞERLER HİÇE SAYILMAKTA’
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi, “Bu suç teşebbüsü, mahalle sakinlerini yıpratmayı ve zorla yerinden etmeyi hedeflemektedir. Bu sistematik politika, tüm uluslararası hukuk ve normların açık bir ihlalidir ve sivilleri kontrol altına almak için askeri zor ve psikolojik baskıyı araç olarak kullanan bir zihniyeti gözler önüne sermektedir. Mahallenin direncini kırmak ve halkı boyun eğdirmek amacıyla yürütülen bu kapsamlı saldırının başarısızlığa uğramasının ardından, söz konusu gruplar suçlarını daha da ağırlaştırarak Şêx Meqsûd’dan zorla çıkarılmış gençleri kaçırmış ve onları saldırı hatlarının önüne sürerek canlı kalkan olarak kullanmıştır. Bu vahşi uygulama, tüm insani değerleri hiçe saymaktadır. Aynı zamanda, yaşlıları kuşatma altındaki mahalleye geri göndererek onları açıkça bir baskı aracı olarak kullanmış, siviller üzerinde denetim kurmaya çalışmıştır.
Bu eylemler; kuşatma, bombardıman, doğrudan güç tehdidi ve sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması gibi uygulamaları bir araya getiren, mahalle sakinlerini yerinden etmeyi ve masum sivillerin yaşamlarını günlük şiddetle kuşatmayı hedefleyen sistematik bir strateji çerçevesinde, insani ihlallerin tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir tırmanışını temsil etmektedir.”











