Halep’te cihatçı çetelerin Kürt mahallelerine saldırısına ve Türkiye’den aldığı destekçi pozisyona tepki gösteren DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, “Kardeşlik deyip, Kürtlerin Rojava\'da statü almaması üzerinden bir konuşlanma olmaz” dedi.
Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’a yönelik saldırıların yalnızca iki mahalleyi değil, Suriye’deki tüm halkları hedef aldığını belirten Aslan, bu mahallelerde Kürtlerin yanı sıra Araplar ve Êzidîlerin de yaşadığına dikkat çekti. “Bu saldırılar Suriye’nin tamamında yeni bir savaşın önünü açabilir” uyarısında bulundu.
Halep’te cihatçı çetelerin Kürt mahallelerine saldırısına ve Türkiye’den aldığı destekçi pozisyona tepki gösteren DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, “Kardeşlik deyip, Kürtlerin Rojava\’da statü almaması üzerinden bir konuşlanma olmaz” dedi.
Halep’te Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine HTŞ ve Türkiye destekli SMO gruplarının saldırıları sürerken, DEM Parti Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan, saldırıların 10 Mart Mutabakatı sürecini sabote etmeye yönelik olduğunu belirterek Türkiye’nin pozisyonunu eleştirdi.
Emperyalist güçlerin ve işbirlikçilerinin desteğiyle Colani öncülüğündeki HTŞ çetelerinin yaklaşık bir yıl önce Suriye’de yönetimi ele geçirmesiyle birlikte ülkede kaos derinleşti. Bu süreçte bölgedeki kadim halklara yönelik katliam saldırıları artarak devam ediyor. Daha önce Alevi ve Dürzi toplulukları hedef alan HTŞ çeteleri, şimdi de Türkiye destekli SMO gruplarıyla birlikte Halep’te Kürt halkının yaşadığı mahallelere saldırıyor.
Özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahalleleri ağır silahlarla donatılmış çetelerin hedefinde. Üniformalarına DAİŞ sembolleri takan bu gruplar, hastanelere saldırıyor, sivilleri kaçırıyor. Halk ise tüm bu saldırılara karşı 7 gündür direniyor.
Saldırıların Zamanlaması Dikkat Çekici
Bu saldırıların, Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında devam eden 10 Mart Mutabakatı görüşmeleri sırasında gerçekleşmesi dikkat çekiyor. DSG’nin 1 Nisan anlaşmasını uygulamaya hazır olduklarını açıkladığı bir dönemde, saldırıların başlatılması birçok soru işaretini beraberinde getirdi. Ayrıca saldırıların, Paris’te Suriye Geçici Hükümeti ile İsrail arasında yapılan görüşmelerin hemen ardından başlaması, bölgesel ve uluslararası düzeyde yeni bir planın devrede olduğu yorumlarına yol açtı.
Newroz Uysal Aslan: “Şantaj ve Tehdit Politikası İzleniyor”
DEM Parti Şirnex Milletvekili ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Newroz Uysal Aslan, cihatçı çetelerin Kürt mahallelerine yönelik saldırılarını ANF’ye değerlendirdi.
Aslan, Halep’teki saldırıların Suriye Geçici Hükümeti’nin Kürt halkının iradesine yaklaşımını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. 10 Mart Mutabakatı’nın tartışıldığı ve DSG’nin anlaşmayı uygulamaya hazır olduğunu açıkladığı bir dönemde saldırıların başlatılmasının tesadüf olmadığını vurgulayan Aslan, “Geçici hükümet, DSG’yi tehdit ve şantaj yoluyla mutabakatı kendi istediği çerçevede imzalamaya zorlamak istiyor” dedi.
Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’a yönelik saldırıların yalnızca iki mahalleyi değil, Suriye’deki tüm halkları hedef aldığını belirten Aslan, bu mahallelerde Kürtlerin yanı sıra Araplar ve Êzidîlerin de yaşadığına dikkat çekti. “Bu saldırılar Suriye’nin tamamında yeni bir savaşın önünü açabilir” uyarısında bulundu.
Türkiye’nin Rolü Tartışma Konusu
Türkiye’de Kürt meselesine dair bir sürecin yürütüldüğü bir dönemde bu saldırıların başlamasının manidar olduğunu söyleyen Aslan, Türkiye’nin süreci Suriye’deki gelişmelere paralel yürüttüğünü ifade etti. Kürtlerle gerçek bir barışın, yalnızca Türkiye sınırları içinde değil, bölgesel ölçekte mümkün olabileceğini vurguladı.
“Rojava’da Kürtlerin statü kazanmasına karşı yürütülen politikalar, barış söylemleriyle çelişiyor” diyen Aslan, devletin tutumunu ikircikli ve samimiyetsiz olarak değerlendirdi.
“DAİŞ Maskesi Düşüyor”
HTŞ ve bağlı grupların ideolojik, askeri ve sembolik olarak DAİŞ çizgisinde hareket ettiğini belirten Aslan, üniformalarda açıkça DAİŞ sembollerinin taşındığını söyledi. Uluslararası koalisyonun bu saldırılara sessiz kalmasını eleştiren Aslan, “DAİŞ isim değiştiriyor, maske değiştiriyor ama zihniyet aynı” dedi.
“Statüsü Tanınmayan Kürtler Sürekli Katliam Riski Altında”
Uluslararası toplumun sadece saldırıların durdurulmasına odaklanmasının yeterli olmadığını belirten Aslan, Kürt halkının statüsünün tanınmamasının katliam riskini sürekli kıldığını ifade etti. “Kürtler sessiz kalmayacak, bu saldırılara karşı her yerde direniyor” diyerek sözlerini tamamladı.

