
Rojava’ya saldırılar karşısında uluslararası toplumun sessizliğini Kürtlere yönelik açık bir ihanet olarak niteleyen Fransız siyasetçi Geneviève Garrigos, ‘Harekete geçmek için Paris’te yeni bir cihatçı katliamı mı yaşanmalı? Neyi bekliyorsunuz?\” dedi.
Türk devleti, DAİŞ ve HTŞ çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye (Rojava) yönelik işgal saldırıları devam ederken, uluslararası kamuoyundan tepkiler de gelmeye devam ediyor. Fransız siyasetçi ve İnsan Hakları Savunucu Genevieve Garrigos, Kürtlerin DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyi hatırlatarak, Rojava’ya ihanet edilmesinin asla kabul edilemeyeceğini söyledi. Garrigos, “Kürtleri desteklemek için Paris’te bir saldırı daha mı olması gerekiyor?” diyerek uluslararası güçlere harekete geçme çağrısında bulundu.
‘UZUN SÜREDİR DEVAM EDEN BİR TEHLİKE’
2025’te Avrupalı bir grup siyasetçiyle Rojava’ya yaptığı ziyareti hatırlatan Garrigos, o dönemden özerk bölge için tehlikelerin var olduğuna dikkat çekti. Garrigos şunları ifade etti: “Daha önce de olduğu gibi bölgeye dönük saldırıların temel amacı orada hayata geçirilen modelin yok edilmesi. Demokrasiye, kadın-erkek eşitliğine, farklı halkların birlikte yaşaması bazıları için kabul edilmez olarak görülüyor” dedi.
Türkiye’nin hem kendi organize ettiği saldırılar hem de cihatçı güçler üzerinden bölgeye uzun süreden beridir saldırılar düzenlediğini dile getiren Garrigos, devamla şu ifadeleri kullandı “Ziyaretimiz sırasında bu tehditlerin hepsini yerinden tespit ettik. Döndükten sonra başta Fransa olmak üzere birçok kesimi bilgilendirdik ve Özerk bölgenin korunması ve resmi olarak tanınması gerektiğini talep ettik. Maalesef, taleplerimiz çok dikkate alınmadı ve bugün geldiğimiz aşama da hem bölge hem de buradaki bütün halklar büyük bir tehdit altında. Suriye geçiş hükümeti bir taraftan ‘Kürtlerin tanınacağı’ gibi bir dil kullanırken, diğer taraftan var olan antlaşmaları ihlal ediyor ve ağır saldırılar düzenliyor.”
‘BÜTÜN HALKLAR İÇİN BİR TEHDİT’
Cihatçı çete gruplarının saldırılarının sadece Kürtler için değil aynı zamanda bölgedeki bütün halklar için ciddi bir tehdit olduğunu kaydeden Garrigos, “Bu saldırılar yalnızca Kürtler için bir tehdit değil; çünkü bunun, orada bulunan tüm azınlıklar için de bir tehdit olduğunu biliyoruz. Daha önce Êzidîlerde de gördüğümüz gibi, cihatçıların Asuri-Keldaniler, Ermeniler, bölgedeki Hristiyanlar, tüm azınlık toplulukları, ayrıca ön saflarda yer alan kadınlar için ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu çok iyi biliyoruz” diye ekledi.
‘KÜRTLER BATININ İHANETİYLE KARŞI KARŞIYALAR’
Batılı güçler tarafından kendi müttefikleri olan Kürtlere ihanet edildiğinin altını çizen Garrigos, “Bu ilk değil, batılı güçler tarih boyunca Kürtlere çok kez ihanet etti. Kürtler her defasında batılı çıkarlara ve stratejik ortaklıklara kurban ediliyor veya bir pazarlık malzemesi haline getiriliyor. DAİŞ’e karşı savaşta kamuoyu son derece hassastı; özellikle Fransa’da ve başka yerlerde gerçekleşen saldırıların ardından, Rakka’dan gelen görüntüler karşısında dehşete kapılmıştı. Unutmamak gerekir: bize ulaşan görüntülerde insanların kafalarının kesildiğini, çarmıha gerilip teşhir edildiklerini, farklı kimlikteki bireylerin binaların tepesinden atıldığını görüyorduk. Tüm bunlar, halkların ve devletlerin seferber olmasına yol açtı. Kürtlerle birlikte verilen mücadele sayesinde cihatçı korku aşıldı. Sahada olan, DAİŞ’e karşı savaşan Kürtlerdi, özellikle de kadınlardı. Onları yücelttik, kahramanlaştırdık, ama bugün unutuyoruz. Neden unutuyoruz? Çünkü Erdoğan’la olan jeopolitik çıkarlar var, Şam’daki geçici hükümetle ilgili çıkarlar var, Amerika Birleşik Devletleri’nin petrol sahalarını kontrol altına alma isteği var” dedi.
‘HAREKETE GEÇMEK İÇİN PARİS’TE BİR KATLİAM MI OLMASI GEREK’
Saldırıların arkasındaki asıl gücün Türkiye olduğuna belirten Garrigos, bu ağır saldırılar karşısında ortaya konan sessizliğin asla kabul edilemeyeceğini kaydetti. Garrigos devamla şunları ifade etti:
“Kürtlerin bölgedeki gücü ve özerk bölgede inşa edilen model Türkiye için hep bir tehdit olarak görüldü. Ankara’ya göre bu model, Türkiye’deki mevcut sistem açısından bir tehdit oluşturuyor. Rojava’da, kadınlarla erkekler arasında ve tüm topluluklar arasında eşitliğe dayalı geliştirilen bu sistem; Orta Doğu’nun başka hiçbir yerinde bulunmayan ve birçok kişi tarafından, başka halklar için bir örnek ve ilham kaynağı olabileceği için tehdit olarak görülen bir model.
Bugün Kürdistan’da yaşananlar son derece endişe verici, çünkü hiçbir tepki görmüyoruz. Fransa ve diğer ülkelerin Kürtleri desteklemek, onlara talep ettikleri yardımı sağlamak için harekete geçmesi için Paris’te bir saldırı daha mı olması gerekiyor? Oysa ihtiyaç duyulan esas şey hava desteğidir. Çünkü bugün sahadaki en büyük sorunlardan biri, cihatçı güçlerin Türkiye tarafından insansız hava araçları ve gelişmiş silah sistemleriyle destekleniyor olmasıdır. Bir hava koruması, durumu gerçekten istikrara kavuşturabilir ve Kürtlerin yeniden üstünlük sağlamasına olanak tanıyabilir”
‘ÇIKARLAR DEĞİL ULUSLARARASI HUKUK KORUNMALI’
Çıkarları değil uluslararası hukukun her yerde korunması gerektiğini ifade eden Garrigos, “Bugün gördüğümüz şey, Kürtlerin bir kez daha terk edilmesi ve bu korkaklık karşısında derin bir öfke duyuyorum. Kanada Başbakanı, kısa süre önce Davos’ta Trump ve ABD hakkında son derece etkileyici bir konuşma yaptı. Bence bu sözler liderlerimize ilham vermeli ve yol göstermelidir. Şunu söyledi: ‘Kararların diktatörlere ya da güç dengelerine göre değil, uluslararası hukuka göre alınması gerekir ve uluslararası hukuk herkes için eşit biçimde uygulanmalıdır.’
Bugün bu sözler, Kürtler söz konusu olduğunda benim için özellikle anlamlıdır. Çünkü durumu görüyoruz ve onları terk ediyoruz. Dün onları desteklemek işimize geliyordu, bugün başkalarını destekliyoruz ve Kürtleri yüzüstü bırakıyoruz. Bu artık kabul edilemez. Batılı ülkeler kendilerine çeki düzen vermezse, Avrupa Birliği ve bugün “dur” deme gücüne sahip olanlar, kabul edilemez katliamlar karşısında sessiz kalmaya devam ederse, dünya daha da kötüye gidecektir — eğer bundan daha kötüsü varsa” dedi.
‘ONLARI KORUMAK GİBİ BİR BORCUMUZ VAR’
Siyasetçi ve insan hakları aktivisti Genevieve Garrigos, Rojava’nın korunması için şu çağrıda bulundu: “Rojava’da bulunduğumda derinden etkilenmiştim; özellikle de DAİŞ’e karşı savaşan bu kadınların cesaretinden.Bu yalnızca silahlı bir mücadele değildi; aynı zamanda yaşamları ve onurları için verdikleri bir mücadeleydi, karşılaşabilecekleri korkunç ihlalleri bilerek. Kobané’deki şehitler mezarlığını ziyaret ettiğimde son derece duygulandım: tüm bu kadınlar, erkekler, bu çok genç insanlar, kendilerini feda etmişlerdi. Sanırım DAİŞ’e karşı mücadelede hayatını kaybedenlerin sayısı 15 bini buluyor.
Bugün yüzlerini gözümün önüne getiriyorum ve buradan onlara tüm desteğimi gönderiyorum. Ve Emmanuel Macron’a şunu söylemek istiyorum: Kürtleri terk etmeyin, Kürtleri terk etmeyin. Çünkü onların savunduğu değerler, bizim de savunduğumuz değerlerdir. Onlar her zaman bunları savundular, her zaman müttefikimiz oldular. Bu dostluğa layık olabildiğimizi gösterelim ve onlara yardım edelim.”










