
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, yayımladıkları yeni yıl mesajında barış, demokrasi ve toplumsal dayanışma vurgusu yaptı. “Konuşarak, dinleyerek ve birlikte arayarak çözemeyeceğimiz sorun yok” ifadeleriyle dikkat çeken mesaj, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal tabloya dair önemli mesajlar içerdi.
Zorlu Bir Yılın Ardından Umut Vurgusu
Eş genel başkanlar mesajlarına, geride bırakılan yılın zorluklarına dikkat çekerek başladı. Türkiye’de ve Ortadoğu’da süren savaşlar, derinleşen adaletsizlikler ve toplumsal eşitsizliklerin halklar üzerinde yarattığı yorgunluğa işaret eden Hatimoğulları ve Bakırhan, buna rağmen dayanışmanın ve birlikte mücadelenin öneminin bir kez daha görüldüğünü ifade etti. Mesajda, yaşanan tüm olumsuzluklara karşın barışa olan inancın güçlendiği vurgulandı.
Bu vurgu, son yıllarda siyasal kutuplaşmanın arttığı, diyalog kanallarının daraldığı bir ortamda özellikle dikkat çekici bulundu. DEM Parti yönetimi, yeni yıla “umutla ve birlikte girme” çağrısıyla topluma moral vermeyi amaçladı.
“Bu Sadece Bir Dilek Değil, Bir Söz”
Mesajın dikkat çeken bölümlerinden biri, yeni yıl temennilerinin soyut bir iyi niyet ifadesi olarak bırakılmaması oldu. Eş genel başkanlar, “Bu sadece bir dilek değil; bunun için çalışacağımızın sözüdür” ifadeleriyle, partilerinin barış ve demokratik çözüm konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu yaklaşım, DEM Parti’nin kendisini yalnızca eleştiren değil, çözüm üretmeye talip bir siyasal aktör olarak konumlandırma çabasının devamı olarak değerlendiriliyor.
Özellikle Türkiye siyasetinde muhalefet partilerinin çözüm perspektifine dair tartışmaların sürdüğü bir dönemde, bu tür net ifadeler partinin tabanı kadar daha geniş bir kamuoyuna da mesaj verme niteliği taşıyor.
Diyalog ve Ortak Çözüm Çağrısı
Hatimoğulları ve Bakırhan’ın mesajında en öne çıkan cümlelerden biri, “Konuşarak, dinleyerek, birbirimizi anlayarak çözemeyeceğimiz sorun yok” ifadesi oldu. Bu vurgu, uzun süredir çatışmacı dilin hâkim olduğu siyasal atmosferde diyalog çağrısı olarak okunuyor.
Mesajda; Kürt meselesi, emekçilerin yaşadığı sorunlar, kadın hakları ve gençlerin geleceği gibi temel başlıklara değinildi. Eş genel başkanlar, bu alanların hiçbirinin tek başına ya da dışlayıcı bir siyaset anlayışıyla çözülemeyeceğini, çözümün ancak birlikte arandığında mümkün olacağını belirtti. Bu yaklaşım, DEM Parti’nin çoğulculuk ve kapsayıcılık iddiasını yeniden teyit etmesi açısından önem taşıyor.
Kapsayıcı Siyaset ve Eşitlik Vurgusu
Yeni yıl mesajında öne çıkan bir diğer unsur, “hiç kimseyi dışarıda bırakmayan” siyaset vurgusu oldu. Eş genel başkanlar, emekten, eşitlikten ve adaletten yana bir çizgide yürümeye devam edeceklerini ifade ederek, partinin ideolojik duruşunu net biçimde ortaya koydu.
“Gerçek barış ancak hepimizin eşit ve özgür olduğu bir ülkede mümkün” ifadesi ise, DEM Parti’nin barış anlayışının yalnızca silahların susmasıyla sınırlı olmadığını, toplumsal ve siyasal eşitliği temel aldığını gösteriyor. Bu yaklaşım, barış tartışmalarına daha geniş bir demokratik çerçeveden bakılması gerektiğini savunan bir perspektif sunuyor.
Siyasi Mesajın Anlamı ve Olası Etkileri
Hatimoğulları ve Bakırhan’ın yeni yıl mesajı, yalnızca bir kutlama metni olmanın ötesinde, 2025’e girerken DEM Parti’nin siyasal hattını özetleyen bir belge niteliği taşıyor. Diyalog, dayanışma ve ortak çözüm vurgusu; hem iktidara hem de muhalefetin diğer bileşenlerine yönelik dolaylı bir çağrı olarak da okunabilir.
Önümüzdeki dönemde Türkiye siyasetinde yeni tartışmaların ve olası siyasal arayışların gündeme gelmesi beklenirken, bu mesaj DEM Parti’nin pozisyonunu erken bir aşamada netleştirmesi açısından önem taşıyor.
Yeni Yıl İçin Ortak Temenni
Mesaj, “Bu yeni yıl hepimiz için barış, demokrasi ve kardeşlik yılı olsun” temennisiyle sona erdi. Hatimoğulları ve Bakırhan, umutlarının büyük, kararlılıklarının tam olduğunu vurgulayarak, “güzel günlerin birlikte inşa edileceği” mesajını verdi.
Yeni yıl mesajı, Türkiye’de barış ve demokratik siyaset tartışmalarının yeniden canlandırılması yönünde sembolik ama güçlü bir çağrı olarak kayda geçti.








