
MÛŞ – DBP 8 Mart deklarasyonunun açıklandığı toplantıda konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, kadınlara yönelik özel savaş politikalarına dikkat çekerek, tüm kadınları barış ve demokratik toplumu büyütmeye çağırdı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi’nin “Bi jina azad rê ber bi civaka demokratik vê” şiarıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü deklarasyonunu yaptığı basın toplantısında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, kadınları alanlara çağırdı.
Rojava’da yaşanan katliamlarda kadınların hedef alınmasını hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, katledilen bir kadının saç örgütlerinin kesilmesini hatırlattı. Çiğdem Kılıçgün Uçar, dünyanın dört bir yanında kadınların saçlarını örerek buna tepki verdiğini hatırlatarak, kadınların bu eylemle korku iklimini yıktığını ifade etti.
AİLE YILI, ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI
İktidarın 2025 yılını aile yılı ilan etmesini dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, 2025 yılı boyunca 400 kadının yakınındaki erkekler tarafından katledildiğini kaydetti. Son 24 saatte 6 kadının katledildiğini hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu katliamlar, erkek egemenliği ve erkek devletin sonucudur” dedi.
Tarihte kadın hakikatinin ilk karartılan hakikat olduğunu dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Özellikle Kürdistan coğrafyasında özel savaş politikalarıyla kadınlar hedef alınıyor. Eşitlik ve demokrasinin en büyük yürütücüsü olan kadınlar özgürlüğün yaşam bulması için mücadele ediyor. Bunun en büyük sembolü de Rojava oldu” diye belirtti.
SÜRECE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na işaret eden Çiğdem Kılıçgün Uçar şunları söyledi: “Barış ve Demokratik Toplum çağrısının yıldönümüne doğru giderken Sayın Öcalan’ın geçtiğimiz 8 Mart’ta gönderdiği mesajda yer alan ‘Kadın sorunu Kürt sorunundan daha ağırdır’ belirlemesi aklımıza geliyor. Kendi coğrafyasından başlayarak tüm dünyaya ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesi başta olmak üzere öncü olan Kürt kadınlar olarak evrenselleşen bir mücadelenin öncüsü olmaya devam edeceğiz. Kürt kadınları başta olmak üzere özgürlüğün ve eşitliğin mücadelesini yürüten tüm kadınlara çağrıda bulunmak istiyorum. Yürüttüğümüz mücadele tüm dünyayı etkiliyor ve yeni yaşamın öncüsü oluyor. Bunun en önemli somut adımı da Barış ve Demokratik Toplum’dur. Tüm kadınları, bunu yaşatmaya ve büyütmeye davet ediyoruz.”
Açıklama, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bê Serok jiyan na be” sloganlarıyla son buldu.











