BERLİN – Almanya’nın başkenti Berlin’de Kürtlerin siyasal temsiliyeti, örgütlenmesi ve toplumsal ihtiyaçları üzerine gerçekleştirilen toplantıda, Kürt toplumunun yalnızca kültürel değil siyasal alanda da daha güçlü ve kurumsal bir şekilde örgütlenmesi gerektiği vurgulandı. Toplantıda çocuk ve gençlik çalışmalarından sendikal örgütlenmeye, Kürtçe’nin okullarda seçmeli ders olması talebinden uluslararası hukukta Kürtlerin statüsüne kadar birçok başlık gündeme geldi.
14 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya 45 kişi katılırken, bunların 9’unun parti üyesi olduğu belirtildi. Toplantının moderasyonunu Mehtap Erol, İsmail Patmaksız, Serdal Baştimar ve Derya Yıldız yürüttü.
Berlin’de neye ihtiyacımız var?”
Toplantının ana sorusu “Berlin’de neye ihtiyacımız var?” oldu. Katılımcılar, Almanya’da yaşayan Kürtlerin yıllardır sayısal olarak güçlü olmalarına rağmen siyasal temsil ve kurumsal etki bakımından zayıf kaldığına dikkat çekti.
Söz alan katılımcılar, Kürtlerin uluslararası hukuk açısından halen tanınmayan bir halk olduğuna işaret ederek, bu durumun siyasal görünmezliği derinleştirdiğini ifade etti. Bir katılımcı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nezdinde Kürtlerin halk olarak tanınması ve mevcut siyasal ambargoların kaldırılması yönünde girişimlerin geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Toplantıda Berlin’de Kürtler arasında daha güçlü bir ağ (network) oluşturulması gerektiği konusunda ortak görüş oluştu. Bunun yalnızca gevşek ilişkiler ağı değil, somut siyasal hedefleri olan örgütlü bir yapı olması gerektiği vurgulandı.
Parti içi örgütlenme ve strateji tartışması
Katılımcılar, mevcut yapının parti içinde bir dayanışma ağı mı olduğu yoksa bağımsız siyasal bir ağ olarak mı konumlanacağı sorusunu tartıştı. Özellikle parti içerisinde güçlü ve etkili bir Kürt örgütlenmesine ihtiyaç olduğu dile getirildi.
“Partide olmanın amacı nedir?” sorusu etrafında yürüyen tartışmalarda, parlamenter siyasette daha görünür olmak, karar alma mekanizmalarında yer almak ve Kürt toplumunun taleplerini kurumsal düzeyde savunmak gerektiği ifade edildi.
Toplantıda ayrıca Kürt toplumunun yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir topluluk olmaktan çıkması gerektiği, kendi siyasal konseptini oluşturarak uzun vadeli stratejik çalışmalar yürütmesi gerektiği belirtildi.
Gençlik, eğitim ve danışmanlık ihtiyacı
Katılımcılar, özellikle çocuklar ve gençlere yönelik çalışmaların güçlendirilmesini temel önceliklerden biri olarak sıraladı. Genç kuşakların siyasal süreçlere katılımının artırılması gerektiği vurgulanırken, Kürt kimliğinin ve dilinin korunması açısından eğitim alanının kritik olduğu ifade edildi.
Bu kapsamda Kürtçe’nin Berlin’de okullarda seçmeli ders olarak yer alması talebi de öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Toplantıda ayrıca danışmanlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç da gündeme geldi. Göç, eğitim, hukuk ve sosyal haklar konusunda Kürt toplumuna dönük kurumsal destek mekanizmalarının eksikliğine dikkat çekildi.
Think-tank ve sendikal örgütlenme önerisi
Katılımcılar, Kürt toplumunun yalnızca refleksif tepkiler veren değil, bilgi üreten ve siyasal strateji geliştiren bir yapıya ihtiyaç duyduğunu belirterek bir Kürt düşünce kuruluşu (think-tank) kurulması önerisini gündeme taşıdı.
Sendikal örgütlenmenin de önemine işaret edilen toplantıda, emek alanında Kürtlerin çıkarlarının daha güçlü temsil edilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca farklı toplumsal ve siyasal kesimlerle ittifak çalışmaları (Bündnisarbeit) geliştirilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.
Berlin’de gerçekleştirilen toplantı, Kürt toplumunun Almanya’daki siyasal geleceğine ilişkin önemli tartışmalara sahne oldu. Ortaya çıkan ortak tablo, Kürtlerin yalnızca sayısal büyüklükle değil, örgütlü siyasal güçle görünür hale gelebileceği yönünde oldu.
Katılımcıların mesajı netti: Kürtler artık yalnızca konuşulan değil, doğrudan konuşan ve karar süreçlerinde yer alan bir özne olmak istiyor.
