İsviçre’nin Bern kentinde bir araya gelen yurtsever Kürdistan gençleri, halkları ve dostlarıyla birlikte Rojava ve Rojhilat’a yönelik devam eden saldırıları sert bir şekilde kınadı.
İsviçre\’nin Bern kentinde bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları Rojava ve Rojhilat’a dönük saldırıları protesto etti.
Bern kentinde bir araya gelen yurtsever Kürdistantanlılar ve dostları Rojava ve Rojhilat’a yönelik devam eden saldırıları sert bir şekilde kınadı.
Eyleme başlamadan önce 1 dakikalık saygı duruşunda bulunan Kürdistanlılar, ardından basın açıklamalarında bulundu.
PYD adına açıklama yapan Gulîstan Sado, Rojava direnişine sahip çıkacaklarını belirtti. Ardından söz alan eski HDP milletvekili Ferhat Encü, konuşmasına “tüm dünya Kürtlere borçludur” sözleriyle başladı ve açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Biz Kürt halkı olarak Rojava’da yaşanan savaşa karşı durmalı ve kendimizi savunmalıyız. DAIŞ zihniyetinin Rojava’ya saldırmasına asla izin vermeyiz. Bugün bütün Kürtler ayaktadır; çünkü sessizlik ölümdür.
Biz bu parlamentoda açıkça şunu söylüyoruz: Siz Kürt gençlerine borçlusunuz. Bu nedenle artık Kürt halkına ses vermeniz ve onların yanında durmanız gerekmektedir. Biz de elbette Kürt halkının yanında olacağız, çünkü halkımız büyük bir tehlike altındadır.
Bu saldırıların Türk devletinin eliyle gerçekleştiği açıktır ve nettir. Türk devleti bu saldırıları istemektedir. Bu bir katliamdır ve biz buna izin vermeyeceğiz. Kürt halkı olarak ancak sesimizi yükselterek bu katliamların önüne geçebiliriz.”
Encü’nün konuşmasının ardından YJK-S adına açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Eşrefiye ve Şêxmeqsûd mahalleleri, HTS bağlantılı silahlı grupların saldırılarına uğramıştır. Haftalar süren kuşatmanın ardından gerçekleşen bu saldırılarda siviller hayatını kaybetmiş, on binlerce insan yerinden edilmiştir. Bölge ciddi bir insani krizle karşı karşıyadır.
Tüm diyalog çağrılarına rağmen bu mahallelerin askerî bölge ilan edilmesi, sivil halka yönelik saldırıları meşrulaştırmıştır. Hedef alınan yalnızca Kürt halkı değil, Suriye’de barış ve demokratik çözüm umududur.
Aynı süreçte İran ve Doğu Kürdistan’da halklar “Jin, Jiyan, Azadî – Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla baskıya karşı direnişini sürdürmektedir. Bölgedeki saldırılar kadın özgürlüğünü ve halkların ortak yaşam iradesini hedef almaktadır.
YJK-S olarak bu saldırıları kınıyoruz. Savaş politikalarını reddediyor, sivillerin korunmasını ve siyasi çözümün derhal başlatılmasını talep ediyoruz.
Jin Jiyan Azadî – Yaşasın enternasyonal dayanışma
Eylemde ayrıca 8 Mart Bündnis Bern grubu adına yapılan açıklamada, normalleştirilen saldırıların kabul edilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Toplumun geniş kitlelerine sızıyor ve paralel olarak insanlığa dair her türlü alanı yok ediyor. Bu durum kendini pek çok farklı biçimde gösteriyor. Örneğin İsviçre’de; soykırımların, savaşların ve İsviçre gibi emperyalist ülkeler tarafından desteklenen diğer pek çok krizin medya aracılığıyla normalleştirilmesi şeklinde karşımıza çıkıyor. Vatanları, özgürlükleri ve yaşamları ellerinden alınan insanların meşru müdafaa haklarının itibarsızlaştırılmasıyla görülüyor. Ya da kendilerini bu sistemden soyutlayan aktivistler üzerindeki aşırı devlet baskısıyla kendini gösteriyor.”
Eylem hız kesmeden devam ederken iklim aktivistleri, JUSO ve SP Migrant adına yapılan açıklamalarda da sürece ve saldırılara değinildi. Açıklamalarda, Rojava’da demokratik ve feminist bir toplum modelinin adım adım inşa edildiği, ancak savaş ve krizlerin bu kazanımları tehdit ettiği vurgulandı. Türkiye’nin, Erdoğan yönetiminde Suriye’nin kuzeyinde Kürtlere ve diğer azınlıklara karşı işlediği savaş suçlarına dikkat çekildi.
“Biz Genç Sosyalistler (Juso) olarak Kürt halkıyla ve kendi kendini yöneten Rojava ile açıkça dayanışma içindeyiz. Etnik veya dini azınlıkların takip edilmesi, sürülmesi ve öldürülmesi kabul edilemez. Masum insanların ölmesi asla kabul edilemez.”
Eylemde son olarak Riseup4Rojava adına konuşan Robin, Rojava’da yaşayan çocukların ve kadınların geleceğinin tehdit altında olduğunu belirterek uluslararası güçlerin ikiyüzlü tutumunu eleştirdi. ABD’nin ve özellikle Trump’ın bu saldırılara yeşil ışık yaktığını ifade eden Robin, İsviçre hükümetinin savaş suçlarıyla anılan isimleri Davos’ta ağırlamak istemesini sert sözlerle eleştirdi.
“Kelimeler yetmiyor çünkü artık eyleme geçme vakti. Güç halktadır! Güç, şehirlerini savunan Rojava halkındadır!”
Eylem, atılan sloganlarla sona erdi. (İsviçre-Bern / Dilbirin Turgut)










