
DEM Parti’li Gülistan Kılıç Koçyiğit, Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun demokratik çözümü ve bölge barışının gelişmesi açısından en önemli aktör olduğunu belirtirken, Meral Danış Beştaş ise, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması gerektiğini belirtti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Meral Danış Beştaş, Meclis Komisyonu toplantısının ardından açıklama yaptı.
Sürecin başından bu yana uzlaşı noktasına yapıcı bir duruş sergilediklerini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Sürekli diyaloğu, müzakereyi ve istişareyi önemsedik. Bunu hali hazırda çok kıymetli buluyoruz. Elbette ki rapora itirazlarımız var. Önerilerimizin bazıları karşılanmadı ve bunları da zaten komisyonda dile getirdik. Fakat bununla beraber özellikle 6 ve 7’nci başlığın çok önemli olduğunun altını çizmek istiyoruz. Gerçekten demokratikleşme başlığında açılan konulan başlıklar, yasal düzenlemelere yönelik önerilerin her birisinin çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Komisyon üzerine düşen sorumluluğu eksiğiyle yapmıştır. Belki eksiklikler hali hazırda vardır. Fakat bu bir başlangıçtır. Önemli olan bundan sonrasıdır” dedi.
‘YASALARIN GENEL KURULA GETİRİLMESİ GEREKİYOR’
Bugünden sonra Meclis’in komisyon raporunda işaret ettiği yasa tasarılarını hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi ve hayata geçirmesi gerektiğini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Bu yasaların komisyonlara gönderip genel kurula getirilmesi gerekiyor. Tabii ki siyasi partilerin de burada büyük bir mutabakatla ortaya koydukları iradenin arkasında durmaları ve sürecin ivmelenmesi derinleşmesi için de herkesin yapıcı katkı koyacağı yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır” ifadelerini kullandı.
‘BARIŞ SÜRECİNİ STRATEJİK OLARAK DEVAM ETTİREN BİR AKTÖRDÜR’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı hatırlatan Gülistan Kılıç Koçyiğit devamla şunları söyledi: “Bu nedenle 1993’ten beri barış sürecini stratejik olarak devam ettiren bir aktördür. Bugün Kürt sorununun demokratik çözümü ve hatta bütün bölge barışının gelişmesi açısından da en önemli aktörlerden birisidir. Süreci elbette ki bir ‘terör sorunu’ olarak ele almıyoruz. Sayın Öcalan da asla ve asla bu şekilde ele almıyor. Sorun tarihsel ve toplumsal bir sorundur. Siyasal, ekonomik ve kültürel boyutları olan, yasal ve anayasal boyutları olan bir sorundur. Bütün bunları gidermek konusunda adımlar atılmış, bir süreç başlamıştır. O anlamıyla dilimizden başlayarak aslında bir dönüşüm kapısı aralamamız gerekiyor. Terör diyerek, terör sorunu diyerek yol alamayız. Kürt sorunu diyerek adım atmak ve yol almak daha doğru olur.
MECLİS TARİHİNDE AZ RASTLANAN BİR MESELEDİR
Türkiye, bugün tarihi bir dönemeçte ve bizce başarıyla çıktı. 47 oy verilmesi Meclis tarihinde çok az rastlanan bir meseledir. Türkiye’nin yüzyıllardır devam eden bir meselesinin çözüm yolunda ilerlemesi için tarihi bir kapsayıcılıkla, özellikle grubu olan partilerin bu oyları vermesi aslında sürecin hitap ettiği milyonların ne kadar büyük olduğunu da gösteriyor.
DEM Parti Komisyon üyelerinden Meral Danış Beştaş ise şunları söyledi: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve AYM kararlarının uygulanması için bir mekanizma geliştirilmesi talebi hayati önem taşımaktadır. Şu anda şiddet içermeyen düşünce ve ifadelerin kesinlikle terör kapsamında değerlendirilemeyeceği ve suç sayılmayacağı hususu, Türkiye hukuk tarihi açısından çok önemli bir kavşaktır. Umut hakkına ilişkin olarak infaz adaletinin sağlanması ve belirli süreler çerçevesinde en azından şartlı tahliye koşullarının düzenlenmesi de bir diğer kritik noktadır. Çünkü kamuoyunun en çok merak ettiği hususlardan biri, Sayın Öcalan’ın bu sürecin baş aktörlerinden biri olarak özgür biçimde çalışabilmesi ve özgürlüğüne kavuşabilmesidir.”










