
İstanbul’un Fatih ilçesinde 2 aylık bir bebeğin hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada 4 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında şüpheliler, “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, bebeğin ölümüne ilişkin ortaya çıkan bulgular ihmali ve ağır ihlalleri gündeme getirdi.
Adalet Bakanı Tunç: “Asla Kabul Edilemez”
Konuya ilişkin açıklama yapan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin tutuklandığını duyurdu.
Tunç açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Masumiyetin timsali çocuklara yönelik her türlü şiddet, geleceğe ihanettir ve asla kabul edilemez. İstanbul’un Fatih ilçesinde 2 aylık bebeğin ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüpheli, ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçundan tutuklanmıştır.”
![]()
Adalet Bakanı Tunç, açıklamasında ayrıca Antalya’da 1 yaşındaki bir bebeğe yönelik fiziki şiddet iddiasına da değinerek, orada da adli sürecin işletildiğini belirtti.
Soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Tarafından Yürütülüyor
Bebeğin ölümünün şüpheli bulunması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında bebeğin bakım koşulları, ailesiyle birlikte yaşadığı ortam ve sağlık geçmişi ayrıntılı biçimde incelendi.
Savcılık, elde edilen ilk bulgular doğrultusunda ihmali davranışlar sonucu ölümün gerçekleşmiş olabileceği şüphesiyle 4 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Olay Nasıl Ortaya Çıktı?
Olay, 30 Aralık tarihinde Fatih’te yaşandı. Y.Y. isimli bir kadın, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak 2 aylık bebeğinin nefes almadığını ve hareketsiz olduğunu bildirdi. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde bebeğin yaşamını yitirdiğini tespit etti.
Bebeğin ölümünün doğal nedenlerle açıklanamayacak şekilde şüpheli bulunması üzerine, olay yeri incelemesi yapıldı ve savcılık soruşturması derinleştirildi.
Çarpıcı Bulgular: Kilo Kaybı ve Fiziksel Bulgular
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, hayatını kaybeden bebek 5 Kasım tarihinde İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3,2 kilogram ağırlığında dünyaya geldi. Doğumdan yalnızca iki gün sonra, 7 Kasım’da taburcu edilen bebeğin, ölümünden önce ciddi kilo kaybı yaşadığı belirlendi.
Adli incelemelerde, bebeğin 55 gün sonra yaşamını yitirdiğinde kilosunun 2 kilograma düştüğü, karın bölgesinde ise içe çökme tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun ağır ihmal ve yetersiz bakım ihtimalini güçlendirdiğine dikkat çekti.
Bu bulgular, bebeğin beslenme ve temel bakım ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı yönündeki şüpheleri artırdı.
“İhmali Davranışla Kasten Öldürme” Ne Anlama Geliyor?
Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, kişinin yükümlü olduğu bir görevi bilerek ve isteyerek yerine getirmemesi sonucu bir başkasının ölümüne sebep olması durumunu kapsıyor. Bu suç tipi, özellikle bakıma muhtaç çocuklar ve yaşlılar söz konusu olduğunda, ağır cezalar öngörüyor.
Hukukçular, bu tür dosyalarda bakım yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediğinin, ölümle illiyet bağının ayrıntılı şekilde incelendiğini belirtiyor.
Kamuoyunda Tepki ve Tartışmalar
2 aylık bir bebeğin ihmalle yaşamını yitirmiş olabileceğine dair iddialar, kamuoyunda büyük tepki yarattı. Çocuk hakları savunucuları ve kadın örgütleri, olayın yalnızca bireysel bir vaka olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bebek ölümlerine karşı daha güçlü sosyal ve hukuki mekanizmaların devreye sokulması çağrısında bulundu.
Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, “koruyucu önleyici sosyal hizmetlerin yetersizliği” ve “erken uyarı sistemlerinin eksikliği”ne dikkat çekti.
Soruşturma Sürüyor
Yetkililer, tutuklamaların ardından soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğünü ve kesin ölüm nedeninin adli tıp raporlarıyla netleşeceğini belirtti. Otopsi ve uzman raporlarının ardından, şüpheliler hakkında hazırlanacak iddianamenin mahkemeye sunulması bekleniyor.
Fatih’te yaşanan bu olay, Türkiye’de çocukların korunmasına yönelik mevcut mekanizmaların yeniden tartışılmasına neden olurken, gözler yargı sürecinden çıkacak kararlara çevrildi.









